Lösemi Hakkında Bilgi - 4: Kan Tahlili Sonuçlarına Göre Beslenme ve Hijyen

Lösemi Hakkında Bilgi - 4: Kan Tahlili Sonuçlarına Göre Beslenme ve Hijyen

Lösemi 12 Ara 2025 6 dk
Paylaş:
Lösemi Hakkında Bilgi - 4: Kan Tahlili Sonuçlarına Göre Beslenme ve Hijyen

1. Hastaya bakan kişi, kan tahlili sonuçlarıyla birlikte beslenme ve hijyeni takip etmelidir.

2. Hemogram diye adlandırılan kan tahlilinde Hgb olarak kısaltılmış olan, uzun adı hemoglobin olan, Türkçe alyuvar ya da kırmızı kan hücresi olarak bildiğimiz ve içinde oksijen taşıyan bu yapının değeri takip edilir. Tahlil sonucunda olması gereken değer yazılıdır. Bu değer çok düştüğünde kırmızı kan, yani eritrosit nakli yapılır. Lösemi hastasının hemoglobininin normal parametrelerde olması beklenmez. Ancak kemoterapi kürüne girmeden önce, beslenme ile hemoglobin artırıldığında kırmızı kan nakline ihtiyaç kalmaz. Özellikle 11 civarında hemoglobin ile küre girildiğinde kırmızı kan nakli gerekmeyebilir. Zira kemoterapi ile yıkım olsa bile kan naklini gerektirecek düzeye hemoglobin düşmeyebilir.

3. Hemoglobini artırmak için hayvansal protein alınmalıdır. Bunun için de kırmızı et yenmelidir. Kırmızı et yenilirken süt ürünlerinin demir emilimine engel olduğu göz önüne alınarak, süt ve ürünleri bu öğünlerin dışında tüketilmelidir.

4. Hayvansal protein vücuda girince direkt kullanılmakta ve vücudu onarmaktadır. Bitkisel proteinin kullanılması için ise 8 aminoaside ihtiyaç vardır. Bunlar da alınınca bitkisel protein vücudu onarır.

5. Kan tahlilinde PLT olarak kısa adı bulunan, uzun adı Platelet olan, trombosit diye de adlandırılan kan pulcuklarını gösteren değer de takip edilmelidir. İstisnalar hariç bu değer lösemide düşer. Düştüğünde burunda kanama, dudaklarda kanama gibi durumlara neden olur. Bu değer de çok düştüğünde kan ürünü olan, rengi sarı renge yakın trombosit süspansiyonu nakledilir. Kemoterapi kürü nedeniyle plateletler yıkıma uğrar. Lösemi hastalığı da bu hücrelerin yıkılmasına neden olur.

6. Bu pıhtılaşma proteinlerini yükseltmek için içeriği K vitamininden yüksek olan yiyecekler yenilmelidir. K vitamini yeşil ve kırmızı sebze ve meyvelerde bulunmaktadır (havuç, yeşil mercimek, bezelye, kabak gibi).

7. Ayrıca genel kan tahlili içinde bulunan şeker (glikoz), kalsiyum, sodyum, magnezyum ve fosfor değerine de dikkat edilmelidir.

8. Kalsiyum değerinin düşmemesi için tek kullanımlık paketlerdeki peynir yenilmesi uygundur. Yoğurtlu ya da sütlü çorbalarla da kalsiyum alınabilir. Ancak kırmızı et yeniyorsa bu öğünlerde süt ve süt ürünleri alınmamalıdır.

9. Sodyum vücudun tuz değerini gösterir. Özellikle kortizon verildiği sırada beslenmede tuz kısıtlanmalıdır. Zira vücut su tutar ve ödem oluşur.

10. Ayrıca kortizon verilirken şekerin yükselmesi olasıdır. Bu nedenle şekeri yükselten gıdalar yenilmemelidir. Buna dikkat edildiğinde şeker biraz yükselse bile kortizon kesilince normale döner. Dikkat edilmediğinde olumsuz sonuçlara neden olur.

11. Fosfor ve magnezyum düşükse, bunları içeren besinler yenilmelidir. Böylece ilaç verilmesine gerek kalmaz ya da daha az süre bu ilaçlar kullanılır.

12. Kan tahlilinde CRP değeri vardır. Kan tahlilinde bu değerin yüksekliği vücutta enfeksiyonu gösterir. Bu durumda hijyene daha çok dikkat edilmelidir. Nötropeni zamanı, yani beyaz kan hücreleri sıfırlandığında CRP değerinin yükselmemesi için hijyene ve beslenmeye çok dikkat edilmelidir. Ayrıca nötropeni dışında da belirttiğimiz şekilde beslenmeye ve hijyen kurallarına dikkat edilirse, nötropenide enfeksiyon ihtimali düşüktür ya da enfeksiyon olmaz.

13. Gelelim WBC adı verilen lökosit (akyuvar) ile NEU olarak kısaltılmış nötrofil değerine: Yazdığımız gibi hijyen kurallarına dikkat edildiğinde bu değerler sıfır bile olsa sorun yoktur. Zira belirttiğimiz şekilde beslenince vücut tamir olacağından bu değerler de artacaktır. Ayrıca hijyene de belirttiğimiz şekilde dikkat edilince CRP değeri düşük kalır ve bu değerler de daha rahat bir şekilde artar. Lösemi tedavisinde kemoterapi yoluyla beyaz kan hücrelerinin öldürülmesi hedeflendiğinden bu değerlerin düşmesi olağandır.

14. Önemli olan vücudun tüm ihtiyaçlarını karşılayan beslenme ve hijyenle diğer kan değerlerini normale getirmektir. Bu da hastaya bakan kişinin işidir. Hekim tedavi protokolünü uygular ve takip eder. Kan değerlerinin normalleşmesi için gerektiğinde ilaç ve kan ürünlerinin naklini önerebilir.

15. Ancak bu tedavinin hekim dışındaki önemli ayağında hastaya bakan kişi vardır. Hastanın canının az yanması için, daha önce belirttiğim 4 ayağın gereğini hastaya bakan kişi yerine getirmelidir.

16. Zira normal tedavi protokolü uygulanırken; tepetaklak olunacak alerjiler, ilaç yan etkileri gibi pek çok sorun meydana gelmektedir. İşte öngöremediğimiz sorunlar meydana geldiğinde bu sorunlarla baş edebilmek için, bu sayfada anlattığımız öngörülebilir sorunların oluşmaması adına bilgi edinilmeli ve emek verilmelidir. Lösemi ile mücadele budur.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorumlar

Henüz yorum bulunmuyor.